16

«اللهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الْأَمْرِ، وَالْعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ، وَأَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ، وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ قَلْبًا سَلِيمًا، وَلِسَانًا صَادِقًا، وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ»
{في الحديث أنها خير من كنز الذهب والفضة}

“Allahumme inni es’eluke es’sebâte fi’l-emri ve’l-azîmete a’lâr’ruşdi. Ve es’eluke mûcibâti rahmetike ve a’zâime mağfiratik Ve es’eluke şukre ni’metike ve husne ibâdetike. Ve es’eluke kalben selîmen ve lisânen sâdikan ve es’eluke min hayri mâ ta’lem. Ve eû’zu bike min şerri mâ ta’lem. Ve esteğfiruke limâ ta’lem. İnneke ente allâmu’l-ğuyûb.”

“Allah’ım! Senden işimde (dinimde) sebat etmeyi ve doğrulukta azimli olmayı istiyorum. Senden nimetine şükretmeyi ve Sana en güzel biçimde ibadet etmek istiyorum. Allah’ım! Senden selim bir kalp, doğru söyleyen bir dil istiyorum. Bildiğin her türlü hayırdan istiyorum. Bildiğin bütün şerlerden sana sığınıyorum. Bildiğin günahlarımdan sana istiğfar ediyorum. Şüphesiz ki sen gayb alemlerini bilensin.”

(Hadiste geldiği üzere bu dua, altın ve gümüşten daha hayırlıdır.)

16/19