14

«اللهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ، وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ»
{وهو دعاء يُشرع قوله في الصلاة فيقال في السجود أو بعد التشهد الأخير قبل السلام}

“Allahumme innî zalemtu nefsî zulmen kesîran ve lâ yağfiruz’zunûbe ilâ ente, feğfir lî meğfiraten min indik, ver’hamnî inneke entel’ğafurur’Rahîm.”

“Allah’ım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak Sen bağışlarsın. Katından bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet eyle. Şüphesiz Sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.”

(Namaz içerisinde, secdede veya selamdan önce okunabilir.)

14/16