8

«اللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ الحَمْدُ أَنْتَ قَيِّمُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ، وَلَكَ الحَمْدُ أَنْتَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ، وَلَكَ الحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ، أَنْتَ الحَقُّ، وَقَوْلُكَ الحَقُّ، وَوَعْدُكَ الحَقُّ، وَلِقَاؤُكَ الحَقُّ، وَالجَنَّةُ حَقٌّ، وَالنَّارُ حَقٌّ، (وَالنَّبِيُّونَ حَقٌّ، وَمُحَمَّدٌ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَقٌّ) وَالسَّاعَةُ حَقٌّ، اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ، وَبِكَ آمَنْتُ، وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ، (وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ) وَإِلَيْكَ خَاصَمْتُ، وَبِكَ حَاكَمْتُ، فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ، وَأَسْرَرْتُ وَأَعْلَنْتُ، وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، (أَنْتَ المُقَدِّمُ، وَأَنْتَ المُؤَخِّرُ) لاَ إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ»

Allahumme Rabbene lekel’hamd ente kayyimus’semâvâti vel’ardi, ve leke’hamdu ente Rabbus’semâvâti vel’ardi ve men fîhinne, ve lekel’hamdu ente nûrus’semâvâti vel’ardi ve mâ fîhinne, entel’hakku, ve kavlukel’hak ve ve’adukel’hak, ve likâukel’hak, vel’cennetu hag, (ve’nnebiyyune’hakkun, ve Muhammedun sallahu aleyhi ve selleme hakkun) ve’sâatu hakkun, Allahumme leke eslemtu, ve bike hâkemtu, feğfirlî mâ kaddemtu ve mâ ehhartu, ve esrartu ve e’alentu, ve mâ ente e’alemu bihi minnî (Entel’mukaddimu ve entel’mu’ehhiru) lâ ilâhe illâ ente.”

“Allah'ım! Hamd sana mahsûsdur. Göklerle yerin nûr'u sensin, Hamd da sana mahsûsdur. Göklerle yerin ve onlardakilerin Rabbî sensin, hak sensin, senin va'din hak'dır. Sözün hakdır. Sana kavuşmak hakdır. Cennet hakdır. Cehennem hakdır. (Peygamberler hakdır ve Muhammed (s.a.v) hakdır) Kıyâmet hakdır. Allahı’m! Ben ancak sana teslim oldum; ancak sana îmân ettim; ancak sana tevekkül eyledim (ve yalnız sana yöneldim). Ben hasmıma karşı ancak senin (delilin) ile mücadele ettim ve düşmanınla aramızda ancak senin hakemliğine müracaat ettim Bundan dolayı benim gerek evvelce gerekse sonradan işlediğim günahlarımla gizli ve aşikâr yaptıklarımı, senin bildiğin benim bilmediğim günahları hep bana bağışla! (Öne geçiren de sen, geride bırakan da Sensin) senden başka hiç bir ilâh yoktur!”

8/24