3

(اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي، وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ)

"Allâhumme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abduke, ve ene alâ ahdike ve va‘dike mâ-steta‘t. E‘ûzü bike min şerri mâ sana‘tu, ebûu leke bi-ni‘metike aleyye, ve ebûu leke bi-zenbî, fa‘ğfir lî fe-innehû lâ yağfiru’z-zünûbe illâ ente."

“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hak ilah yoktur. Beni Sen yarattın ve ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana

verdiğim söz (uluhiyetini ve vahdâniyetini itiraf etme sözü) üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini itiraf ediyorum. İşlediğim günahlarımı kabul ediyorum. Beni bağışla. Zirâ günahları ancak Sen bağışlarsın.”

3/12